Miras paylaşımı ve uyuşmazlıklar

Balıkesir merkezli avukatlık büromuz, miras paylaşımı ve uyuşmazlıklarına ilişkin süreçlerde danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır. Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması, mirasın kanuni mirasçılar arasında nasıl paylaşılacağının belirlenmesi ve miras ortaklığının giderilmesi (izale-i şüyu) davaları en sık karşılaşılan işlemlerdir. Mirasçılardan biri mirası kabul etmek istemiyorsa mirasın reddi yoluna gidilebilir; miras borca batıksa mirasçıların sorumluluğunun sınırlandırılması gündeme gelebilir. Bir mirasçının saklı payının, murisin sağlığında yaptığı bağış veya satışlarla zedelendiği durumlarda tenkis davası açılabilir; benzer şekilde, murisin gerçekte bağışladığı bir malı satış gibi göstererek başka mirasçıları mağdur etmesi (muris muvazaası) hâlinde tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir.

Vasiyetname ve miras planlaması

Kişilerin sağlıklarında mal varlıklarının ölümden sonraki akıbetini belirlemek istemeleri hâlinde, resmi veya el yazılı vasiyetname düzenlenmesine ilişkin danışmanlık verilmektedir; bu, ileride mirasçılar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmenin en etkili yollarından biridir.

Süreler ve dikkat edilmesi gerekenler

Miras hukukunda birçok talep belirli sürelere tabidir: mirasın reddi, kural olarak mirasçının mirası öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılmalıdır; bu süre kaçırılırsa miras kanunen kabul edilmiş sayılır. Tenkis davasının açılabilmesi için de kanunda öngörülen süreler vardır; bu nedenle bir bağış veya satışın saklı payı zedelediği düşünülüyorsa, zaman geçirilmeden hukuki değerlendirme yaptırılması önemlidir. Mirasçılar arasında gayrimenkul, banka hesabı, araç ve varsa işletme payı gibi farklı türde mal varlıkları bulunduğunda, bu varlıkların hangi sırayla ve nasıl paylaştırılacağının belirlenmesi de teknik bir değerlendirme gerektirir.

Mirasçılar arası anlaşmazlıkta izlenecek yol

Mirasçılar bir taşınmazın veya işletmenin nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşamadığında, öncelikle taraflar arasında rızai bir paylaşım denenebilir; bu mümkün olmazsa ortaklığın giderilmesi davası açılarak mahkeme eliyle ya aynen taksim ya da satış yoluyla paylaştırma yapılır. Miras bırakanın hayattayken yaptığı bir bağışın, diğer mirasçıların saklı paylarını zedeleyip zedelemediğinin tespiti, genellikle bağış tarihindeki ve miras açıldığı tarihteki değer farklarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını gerektirir. Mirasçılardan birinin miras bırakanın vasiyetini gizlemesi, sahtecilik yapması veya miras bırakana karşı ağır bir suç işlemesi gibi hâllerde mirastan yoksunluk gündeme gelebilir.

Vasiyetname türleri ve geçerlilik şartları

Resmi vasiyetname noter huzurunda düzenlenirken, el yazılı vasiyetnamenin baştan sona miras bırakanın kendi el yazısıyla yazılması, tarih atılması ve imzalanması gerekir; bu şartlardan birinin eksik olması vasiyetnamenin iptaline yol açabilir. Miras bırakanın ölüm anındaki temyiz kudretinin (ayırt etme gücünün) bulunup bulunmadığı da sıkça tartışılan bir konudur; bu iddiayla açılan vasiyetnamenin iptali davalarında tıbbi kayıtlar önemli bir delil kaynağıdır.

Miras sözleşmesi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi

Kişiler, sağlıklarında bir mirasçıyla veya üçüncü bir kişiyle miras sözleşmesi yaparak mirasın belirli koşullarda paylaşılmasını önceden düzenleyebilir. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir başka araç da ölünceye kadar bakma sözleşmesidir; bir kişinin bakımını üstlenen tarafa karşılığında mal varlığının devredilmesini öngören bu sözleşmeler, diğer mirasçılar tarafından sıkça dava konusu edilir. Bu sözleşmenin gerçekten bakım amacıyla mı yoksa mirası diğer mirasçılardan kaçırmak amacıyla mı yapıldığı, yargılamanın odak noktasını oluşturur.

İlgili çalışma alanları

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; belirli bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Süreler ve içtihat zamanla değişebilir.